Sigara Bırakma, Sigaranın Zararları www.sigarabirakma.gen.tr 0216 577 59 43 - 0539 853 18 47

 

SİGARA BIRAKMANIN ZAMANI GELDİ

 

Hoşgeldiniz
ANA SAYFA

• İş Hayatı ve Sigara

• Basında Sigara

• Sigara ve Ses

• En Büyük Kitle İmha Silahı Sigara

• Türkiye ve Sigara Tüketimi

• Sigaranın Ekonomik Zararları

• Sigara İle İlgili Çarpıcı Rakamlar ve Sonuçlar

• Tütün Bitkisi

• Sigaranın İçinde Kaç Zehir Var

• Sigarayı Neden Bırakmalıyım

• Sağlık Bakanlığı Yayınları Soru ve Cevaplar ?

• Sigara ve Ağız Sağlığı

• Sigaranın Tarihçesi

• Sigara ve Menopoz

• Sigara ve Atom Bombası

• Sigara ve Kalbiniz

• Sigara ve Çocuk

• Sigara ve Gebelik

• Sigara ve Güzellik

• Sigara ve Akciğer

• Sigarayı Bırakmak İçin Size Neler Düşüyor

• Sigarayı Bırakma Yolları

• Sigara İçmeyi Uygunsuz Hale Getirin

• Sigara İçmeyi Hoş Olmayan Bir Hale Getirin

• Bırakmadan Hemen Önce

• Bıraktığınız Gün Neler Olur

• Bıraktıktan Hemen Sonra

• Nikotin Bağımlığı

• Hamilelerin Sigara Bağımlılığı

• Sigaranın Yol Açtığı Hastalıklar

• Sigaranın İçindekiler

• Sigara ve Pasif İçicilik

• Sigara Neden Bırakılmalıdır

• Yaşasın Sigara Her Yerde Yasaklanıyor

• Sigaranın Korkunç Bilançosu

• Kadın tiryakiler aman dikkat

• Sigara Savaştan Beter

• Nargile 101 sigaraya bedel

• Sigara Bel Ağrısı Yapıyor

 
 
Sigaranın Tarihçesi

Sigaranın Tarihçesi

Sigaranın Tarihçesi

10 yüzyıldan Mayaların tütün içtikleri biliniyor. Maya dilinde "Sikar" kelimesi içmek anlamina geliyor. Sigaranin kelime olarak birçok dildeki karsiligi bu kelimeden türemis. Türkiye'de sigara yapimi, resmi olarak 1864'te 750.000 altin karsiliginda Fransizlara verilen " Memaliki Sahane Dühanlari Müsterekül Menfaa Reji " sirketini kurma imtiyazinin verilmesi ile basladi. 1874'te tütün kiyma imalathanelerinin kurulmasina izin verildi. Bu yabanci sirket 30 Temmuz 1924'e kadar varligini sürdürdü ve bu tarihte kapatildi. 1930 yilinda 1701 sayili kanunla tütün tekeli kuruldu.

SİGARA TARİHİ

1492'den önce: Amerika kitasinin yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapiyorlardi.

1492: Kristof Kolomb Amerika'yi kesfetti. Avrupa'ya döndügünde yaninda bu kitada daha önce hiç görülmemis olan tütün tohumlari ve yapraklari vardi. Kolomb'un mürettebatindan Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve seytan tarafindan ele geçirildigi iddia edilerek hapis cezasina çarptirildi.

1535: Montreal Adasina ulasan Jacques Cartier oradaki yerli halkin kendisine tütün sunmasindan sonra günlügüne "vücutlarini, agizlari ve burunlari sanki birer bacaymislar gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar", "biz de onlari taklit ettik, ancak duman biber gibi aciydi ve agzimizi yakti" diye yazmisti.

1556: Fransa ilk defa tütünle tanisti ve Jean Nicot kisa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyil bilim adamlari "nikotin" olarak taninan kimyasal maddeye onun adini verdiler).

1565: yilina gelindiginde, tüm Avrupa'ya yayilan tütün aliskanligi, ünlü Ingiliz aristokrati ve sairi Sir Walter Raleigh'nin tütün içmeye baslamasiyla, Ingiltere'ye de girdi.

1610: Japonya'da tütün üretimi ve içimi yasaklandi.

1612: Amerika'da Virginia'da ilk defa ticari tütün ekimi yapildi ve basariya ulasti. Amerikali tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kizilderili kizi Pocahontas'la evlendi. On yil içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle is gücü kullanilmaya baslandi.

1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.

1622: Virginia, bir Kizilderili saldirisinda kolonisinin üçte birini kaybetmesine ragmen 60.000 libre tütün üretti.

1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.

1629: Virginia tütün üretimini üç katina çikararak 1.500.000 libre tütün üretti.

1634: Maryland kuruldu. Maryland'de de tütün üretimine baslandi. Rus Çari tütün içimini tüm Rusya'da yasakladi. Tütün içerken yakalananlarin ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrari halinde ölüme mahkum ediliyorlardi.

1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik basladi. Sayilari azalan beyaz usaklar yerini kölelere birakti. Köle fiyatlari tütün fiyatlarina göre belirlenmeye baslandi.

1676: New France Kolonisinde sokakta tütün içmek ve tütün tasimak yasaklandi. Bir süre için, perakende satista yasaklandi ancak halkin kendileri için tütün yetistirmeye baslamasiyla, Kanada'nin tütün endüstrisi düsüs gösterdi.

1732: Virginia'nin en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldügünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardi.

1739: Fransa, Kanada'dan tütün ithal etmeye basladi.

1761: Ingiliz doktor John Hill, "Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Asiri Enfiye Kullanimina Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser arastirmasi olan raporunu yayinladi.

1775: Virginia ve Maryland'in tütün üretimi 100 milyon libreye ulasti.

1800: ABD'nin köle nüfusunun yarisindan fazlasi Virginia ve Maryland'deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayisi 395.000'di. Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye basladi. Tütün çigneme ve pipo kullanimi ortaya çikti.

1854: 1856 yilinda sona eren Kirim Savasi basladi. Ingiliz ve Fransiz askerleri Türk tütünüyle tanisip, onu Avrupa'ya götürdüler.

1878: Kanada'nin Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims "The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits" (Tütün Içme ve Çigneme Günahi ve Bu Aliskanliklari Birakmak Için Etkili Tedavi) isimli kitabini yayinladi.

1881: ABD'de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldi. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye basladi. Bir makine 48 kisinin yaptigi isi yapiyordu. Üretim maliyeti düstü ve güvenli kibritin de icadiyla, sigara tüketimi bir anda patladi.

1889: Saint John Hastanesi sigaranin zararlarini ve girtlak kanserine neden oldugunu anlatan bir kitap yayinladi.

1891: Kanada'nin British Colombia eyaletinde, 15 yasindan küçüklerin tütün içmesi yasaklandi.

1895: Sadece Kanada'da 66 milyon adet sigara satildi.

1903: Kanada, Ingiltere ve Amerika'da sigaranin zararlari ciddi bir sekilde ele alinmaya baslandi, Kanada'da sigaranin yasaklanmasi için meclise kanun tasarisi verildi.

1914: Birinci Dünya Savasinin baslamasiyla, sigarayi yasaklama hareketi sekteye ugradi hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyalari basladi.

1920'ler: Tüm dünyada sigara kullanimi hat safhaya ulasti, bir yilda tüketilen sigara sayisi milyarlari buldu.

1930: Almanya'nin Köln Üniversite'si bilim adamlari sigara ve kanser arasindaki iliskiyi istatistiksel olarak ortaya çikardi.

1934: Ilk mentollü sigara üretildi.

1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarindan Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yasta öldüklerini belirtti.

1939: Almanya Polonya'yi isgal etti ve Ikinci Dünya Savasi basladi. Cephedeki askerlere sigara tasinmaya baslandi. Bu sirada Alman bilim adamlari sigara ve kanser arasindaki iliskiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayinladi.

1943: Dünya yetiskin nüfusunun yaklasik %60-%80'nin sigara içiyordu.

1944: Amerikan Kanser Dernegi, sigaranin sagliga zararli olabilecegini belirtti. Akciger kanseri ve sigara arasindaki iliskinin henüz kesinlik kazanmadigini ama gene de dikkatli olunmasi gerektigi hakkinda halki uyardi.

1947: Kanadali doktor Norman Delarue akciger kanseri hastalarinin %90'inin sigara tiryakisi oldugunu gösteren bir arastirma yayinladi.

 

Dünyada sigara kullanımının en az olduğu ülke : KATAR (12.2006)

 

Sigaranın vücutta izlediği yol

Burada kılcal damarlardan kana emilir

  • Sağ kalbe gelir ve sol kalpten tüm vücuda pompalanır.
  • Damar sistemiyle tüm vücudu dolaşır.

 

Sigaranın içindeki zehirli maddeler

Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik , benzin , kadmiyum , hidrojen siyanid , toluen , amonyak ve propilen glikoldur . Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden birkaçı;

Sonuç olarak ciğerlerde oluşan Katran ( asfalt )'dır.

 

Sigaranın vücuda zararları

Sigara kullanımı ölümle sonuçlanabilir, ayrıca birçok organ üzerinde ve genel olarak tüm insan vücudunda sistemli zararlara yol açar.

 

Pasif içicilik

Sigara kullanan kişilerin bulunduğu ortamlarda bulunan kişiler edilgen (pasif) içici olarak adlandırılır ve sigaranın zararlarından etkilenirler.

 

İslam dini ve sigara

Bağımlılıkların en yaygını ve belki de üzerinde en çok konuşulanı sigara bağımlılığıdır. Batı'da yaklaşık on asırlık bir geçmişi bulunan tütün ve sigara, XV. yüzyıldan itibaren yeni dünyadan İslâm dünyasına da sirayet etmiş, sigara alışkanlığının toplumda yayılmaya başlamasıyla birlikte sigara içmenin dinî hükmü, dinen sakıncalı olup olmadığı da tartışılır olmuştur.

Tıp ve pozitif bilimlerdeki son gelişmeler artık sigaranın zararını şüphe ve tereddütlü bir konu olmaktan çıkarmıştır. Sigaranın yol açtığı hastalıklar , zararlar ve kirlenme konusunu ele alan birçok araştırma sonuçları yayımlanmış, bu konuda müstakil eserler kaleme alınmıştır. Bu araştırmalarda belirtildiğine göre sigara, insan vücudunda bağımlılık (tiryakilik) meydana getirmekte, kurtulunması giderek güçleşen bir alışkanlık halini almaktadır. Ağız, boğaz ve üst solunum yollarında tahribata, mide ve kalp hastalıklarına, damarlarda, sinirlerde fonksiyonel bozukluklara yol açmakta olan sigaranın kanserle de yakın bağlantısının olduğu iddiası giderek kuvvet kazanmaktadır. Sigara içmenin meydana getirdiği ağız, beden ve çevre kirliliği , diğer şahıslara verdiği eziyet de çok ciddi boyuttadır. Örnek kabilinden sayılabilecek bu zararlar, haliyle sigara içmenin dinî hükmünü araştırmayı da gerekli kılmaktadır.

Sigara, on dört asırlık fıkıh tarihi içinde nisbeten yeni bir mesele olduğundan ilk devir müctehidlerinin konuyla alâkalı görüşünün bulunmayacağı açıktır. Çağdaş sayılabilecek son dönem İslâm bilginleri de sigaranın dinî hükmü konusunda üç gruba ayrılmışlardır.

    • Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma ( pipo , nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür.
    • Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “ haram ” da diyemedikleri için “ mekruh ” olarak nitelendirmişlerdir.
    • Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır.

Günümüz İslâm bilginlerinin genel eğilimini yansıtan bir değerlendirme yapmak gerekirse şunlar söylenebilir: Her şeyden önce, sigara içme hakkında dinî bir hükmün ve şâriin yasağının bulunmadığını söylemek doğru olmaz. Şer‘î hükümler belli ilkelere dayalıdır ve birtakım gayelere yöneliktir. Naslar her mesele hakkında ayrıntılı ve münferit hüküm vermek yerine genel kurallar ve ölçüler koymuş olup, müslümanlar önlerine çıkan meseleleri nasların koyduğu bu ilke ve ölçülere, gözettiği gayelere göre anlamak ve değerlendirmek zorundadırlar. Bu itibarla sigara hakkında muhtemel fıkhî hükmü, belli açılardan ele alıp tartışmak ve çıkan sonuca paralel bir değerlendirmeye gitmek gerekmektedir.

  • Zarar: Sigaranın zararsız olduğunu söylemek, artık bugün ilmen ve tıbben imkânsız olduğuna göre, konunun dinî yasaklar çerçevesinin tamamen dışında düşünülemeyeceği şüphesizdir. Bilim adamları sigaranın ihtiva ettiği nikotinin ve sigara dumanının bünyede kanserden, sinir sistemlerinde bozukluğa kadar bir dizi zarar ve hastalığa yol açtığından söz etmektedir. Kur'an 'da, “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...” (el- Bakara 2/195) buyurulmuş, Hz. Peygamber de, “Ne doğrudan zarar verme ne de zarara zararla karşılık verme vardır” (İbn Mâce, “Ahkâm”, 17; el-Muvatta', “Akzıye”, 31) diyerek bir kimsenin kendine ve başkalarına zarar vermemesinin temel bir dinî ilke olduğunu vurgulamıştır. Sigaranın hem içene hem de çevresinde bulunan kimselere zarar verdiği göz önüne alınınca hem Allah hakkının hem de kul hakkının birlikte ihlâl edildiği söylenebilir.
  • İsraf: İsraf malı boş yere harcamaktır. Kur'an'da, “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz” (el-A‘râf 7/31) buyurulmuş, Resûl-i Ekrem de daima mutedil, ölçülü davranmayı emretmiş, malın boşa harcanmasını yasaklamıştır. Sigara için yapılan harcamanın, sigara bağımlısı şahsın bu bağımlılığı göz önünde bulundurulursa israf olmayacağı, hatta önemli bir bünyesel ihtiyacının karşılanması sayılabileceği görüşü -harcama boşa olmanın ötesinde zararlı da olduğu için- tutarlı değildir. Harcama yapan kişinin zengin olması da bu harcamanın israf olmasını önlemez.
  • Nafaka Yükümlülüğü: Aile reisi erkekler eşinin, çocuklarının ve aile fertlerinin, muhtaç yakınlarına bakan erkekler de onların nafakalarını karşılamakla yükümlüdür. Böyle bir malî yükümlülük altında bulunan kimselerin nafaka yükümlülüğünü aksatacak şekilde sigaraya para vermesi de dinî olduğu kadar insanî ve ahlâkî açıdan da kabul edilemez bir durumdur.

Sigara içmenin fıkhî hükmü başta zarar, israf ve nafaka yükümlülüğü olmak üzere çeşitli açılardan ele alınabilir. Böyle olunca sigara içmenin hükmü hakkında kesin ve genel bir hüküm vererek “haram” demek yerine, bu konuda bu açılardan bazı ayırımlar yaparak farklı durumlarda farklı hükümler vermek, her bir durumu kendi şartları içerisinde değerlendirmek daha doğru görünmektedir.

Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.

 

Hristiyanlık ve sigara

Hristiyanlıkta İslamda olduğu gibi kesin hükümler yoktur ancak bazı ayetlere göre sigara içmenin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.

  • Stres atmak için sigara içmeye gerek yoktur anlamı çıkan ayette size barışı ve huzuru veriyorum;o halde kalbiniz sıkışmasın ve korku dolmasın benzeri ifade yer alır.
  • Sigara içmenin doğru olmadığını gösteren ayette Hz.İsa Mesih 'in ağzından yaklaşık olarak şu ifadeler anlatılır İnsanın boyun eğdiği herşey onu köle eder;ben hiçbirşeyin kölesi olmayacağım .

 

Sigara üreticisi uluslararası firmalardan bazıları

Referanslar

 
 
En Çok Okunanlar
• Türkiye ve Sigara Tüketimi

• Bıraktığınız Gün Neler Olur

• Bıraktıktan Hemen Sonra

• Sigarayı Bırakma Yolları

• Nargile 101 sigaraya bedel

• Sigara Neden Bırakılmalıdır

• Sigara İle İlgili Çarpıcı Rakamlar ve Sonuçlar

• Sigarayı Bırakmak İçin Size Neler Düşüyor

• Tütün Bitkisi

• Sigara ve Güzellik

 
Bu sitedeki yazılanlar yalnızca bilgi verme amaçlıdır; doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.

 





































SİGARA BIRAKAM - SİGARA BIRAKMAK - SİGARA BIRAKMA MERKEZİ - SİGARA